Kahya Danışmanlık
Aday Teması
Aday Teması
Aday Teması


Kahya Danışmanlık

Özgeçmişi

Günümüzde, şirketler hiç olmadıkları kadar yüksek etik standartlara bağlı kalmak durumundalar. Kahya Danışmanlık’ da biz, tüm yasal ve etik gerekliliklere uymaya ve mümkün olanın en iyisini yapmaya kararlıyız. Kurumsal sorumluluğumuz tüm müşteri hizmetlerimizi en üst seviyede profesyonel, etik standartlara ve kurallara göre yürütmektir. Ve bireysel sorumluluğumuz da bu standartları tüm ...Devamı

VİDEO

TÜMÜ
  • Kahya Danışmanlık
Kahya Danışmanlık
  • Eksik Evrak İstemi

    Yurtdışında yaşayıp Türkiye den emekli olmak adına başlatılmış işlemlerde yaşanılan sıkıntılar ...

  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!

    Askerlik Borçlanması

    Kişi Askere gitmeden önce Sosyal  Güvenlik Sistemine tabi ise yani SSK, bağ kur veya emekli sandığında işe giriş kaydı varsa, bu emeklilik tahsis işlemlerinde  prim gün sayısına etki eder. Yani örneğin kişi 40 yaşında emekli olacak yaşını doldurmuş fakat prim gün sayısında eksikliği var, bu kişi prim gün sayısını tamamlamak için askerlik borçlanmasını yapabilir.

    İkinci olarak kişi askere gitmeden önce her hangi bir sigorta girişi yok ise ilk sigortaya başladığı tarihten itibaren askerlik yaptığı süre kadar emekliliği geriye çekilir, yani sigortalılık girişi ilk sigortaya başladığı tarihten askerlik borçlanması ödediği süre kadar geriye giderek bulunan tarih sigorta başlangıç tarihi olur. Dolayısıyla emeklilik yaşında ve  prim hizmet süresinde eksikliği olanların askerlik borçlanması yapması tavsiye edilir

    Askerlik Borçlanması En Az Asgari Ücret ve SGK Tavan Prim arasında bir tutar seçilerek Hesaplanır ve ödenir.

    Bu seçimi yapmak isteğe bağlıdır ve istediğiniz tutar üzerinde ödeyebilirsiniz.

  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!

    İlk defa 5510 sayılı Kanuna göre hizmet akdiyle çalışanlar ve kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmaya başlayan sigortalılar, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalılar ile mülga 506 sayılı Kanun, 1479 sayılı Kanun ve 2926 sayılı Kanununa tabi olan sigortalılar ve hak sahipleri, sigortalının en son çalışmasının/hizmetinin geçtiği sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine başvurarak,
    Kamu görevlileri (eski kamu görevlileri sigortalıları veya hak sahipleri “SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Daire Başkanlığı Mithatpaşa Caddesi No:7 Sıhhıye/ANKARA” adresine borçlanma talep dilekçesiyle başvuruda bulunarak doğum borçlanması yapabileceklerdir.
    Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalının işvereninden belge istenilmeksizin Kurum hizmet kayıtlarından tespiti yapılarak işlem sonuçlandırılacaktır.

    Kimler borçlanma talebinde bulunabilir?
    Doğumdan önce,
    - Hizmet akdine tabi çalışması bulunan kadın sigortalılar (2925 sayılı Kanun, mülga 506 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/1-a ),
    - Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar (Mülga 1479 sayılı Kanun, Mülga 2926 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/b),
    - Kamu görevlisi kapsamında sigortalı sayılan kadın sigortalılar (Mülga 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/c) ile bunların hak sahipleri,talepte bulunabilirler.
     

    Doğum borçlanmasının koşulları nelerdir?
    Sigortalı kadının doğum nedeniyle çalışamadığı iki yıllık süreyi borçlanabilmesi için;
    - Hizmet akdi kapsamında çalışanlar için (2925 sayılı Kanun, mülga 506 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/a) sigortalılıklarının tescil edilmiş ve adına prim bildirilmiş/tahakkuk etmiş olması,
    - Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma kapsamında olan sigortalılar için (Mülga 1479 sayılı Kanun, Mülga 2926 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/b) prim ödenip ödenmediğine bakılmaksızın sigortalılıklarının tescil edilmiş/tahakkuk etmiş olması,
    -Kamu görevlisi kapsamında sigortalı sayılanlar için sigortalılar (Mülga 5434 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanun- 4/c) sigortalılıklarının tescil edilmiş olması,
    - Kadın sigortalının doğumdan önce çalışmaya başlayarak sigortalılık şartını yerine
    getirmesi,
    - Doğumdan sonra adına prim ödenmemesi,
    - Borçlanacağı sürede çocuğunun yaşaması,
    gerekmektedir.

    Borçlanma süreleri
    - Sigortalı kadının doğumdan sonraki sekiz haftalık, çoğul gebelik halinde ise on haftalık süreleri, doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması halinde, doğum sonrası istirahat süresine eklenen süre dahil toplam istirahat süresi ile birlikte toplam iki yıllık süre borçlanılabilir.
    - Kadın sigortalılar doğum nedeniyle çalışamadıkları en fazla üç defa olmak üzere ikişer yıllık sürelerini (toplamda en fazla 6 yıla tekabül etmektedir.) borçlanabilir.
    - Doğum borçlanması talebinde bulunan kadın sigortalıların doğum yaptığı tarihten sonra  adına primi ödenmiş süreler borçlanma hesabında dikkate alınmaz. Prim ödenmiş süreler iki yıllık süreden düşülerek kalan süre borçlandırılacaktır
    - Doğum borçlanması yapılacak sürede çocuğun vefat etmesi halinde vefat tarihine kadar olan süreler borçlanılabilir.
    - İlk doğumunu yaptıktan sonra iki yıl dolmadan ikinci doğumunu yapan kadın sigortalı, ilk doğumdan ikinci doğuma kadar geçen süre ile ikinci doğum için borçlanabileceği iki yıllık sürenin toplamı kadar geçen süreyi borçlanılabilir.

  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!
    Ülkemizde en önemli kriterlerden biride emeklilik için planlama yapılırken, konuya hakim olmayan yada bilgi kirliliği içeren şehir efsanesi duyumlarla yola çıkanlar kaybediyor.
    5510 sayılı Kanuna göre bir hizmet akdine tabi olarak bağımlı çalışan 4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için belirli şartların yerine gelmesi gerekir. Kanuna göre bu şartlar;

    - Belirli bir yaşa gelme
    - Belirli bir süre sigortalı olma
    - Belirli bir süre prim ödeme
    - Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılma
    - SGK’ ya yazılı talepte bulunma.

    Emeklilikte sigortalıların prim gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş şartını tamamlamaları gerekiyor. Yani, her üç şartın aynı anda sağlanması halinde emekli olunabiliyor. 4/a ve 4/b kapsamından emeklilik şartları ve ödenmesi gereken en az prim ödeme gün sayısı işe giriş tarihine göre değişkenlik göstermektedir.

    İlk defa 9 Eylül 1976 tarihinden önce sigortalı olan erkeklerle 9 Eylül 1981 tarihinden önce sigortalı olan kadınlar; erkekse en az 25 yıl sigortalı olma, kadınsa en az 20 yıl sigortalı olma ve 5000 gün prim ödeme koşuluyla yaşı beklemeden emekli olabilir. Yine bu tarihlerden önce sigortalı olanlar en az 15 yıl sigorta ve en az 3600 gün prim ödeme şartıyla da erkekse 55 kadınsa 50 yaşında emekli olabilir.

    Erkekler için 9 Eylül 1976 ila 8 Eylül 1999, kadınlar için ise 9 Eylül 1976 ila 8 Eylül 1999 aralığında ilk defa sigortalı olanlar sigortalılık süresi, kademeli bir prim ödeme gün sayısı ve yaş şartını sağlayarak emekli olabilirler. İlk defa 9 Eylül 1999 ila 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olan kadınlar 7000 gün prim ödemek ya da 25 yıl sigortalılık süresi yanında 4500 gün prim ödemek koşuluyla 58 yaşında emekli olurlar. İlk defa 9 Eylül 1999 ila 30 Nisan 2008 tarihleri arasında sigortalı olan erkekler 7000 gün prim ödemek ya da 25 yıl sigortalılık süresi yanında 4500 gün prim ödemek koşuluyla 60 yaşında emekli olurlar. İlk defa 1 Mayıs 2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar en az 7200 gün prim ödemek koşulunu 31 Aralık 2035 tarihinde sağlarsa yaştan etkilenmeden diğer bir ifade ile kadınsa 58 erkekse 60 yaşında emekli olabilir.

    Sigortalıların birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışması varsa bu süreler birbirleri ile çakışmamak koşuluyla birleştirilir. Son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan statüye göre, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu şartlardan aylık bağlanır. Son yedi yıl hesabında sigortalının emeklilik başvurusundan geriye doğru yedi yıla değil fiilen primi ödenen son yedi yıla bakılır. 4/a kapsamındaki sigortalıların yaşlılık aylığı başvuruları sigortalının en son çalıştığı işyerinin bağlı olduğu sosyal güvenlik merkezine yapılır. İşyerinin bağlı olduğu sosyal güvenlik merkezinde emeklilik (tahsis servisi) yoksa başvuru Kurumca belirlenen sosyal güvenlik merkezine yapılır.

    Sigortalıların emekli maaşını etkileyen ödenen prim miktarı, ortalama kazanç, sigortalının prim gün sayısı, sigortalının yaşı, aylık bağlama oranı gibi önemli kriterler bulunmaktadır. Ortalama kazancın ne kadarının emekli aylığı olarak bağlanacağı, aylık bağlama oranı ile belirlenir. Özellikle 1990-1999 döneminde, 2000-2008 döneminde ve 2008’den sonra ödenen primler aylık bağlanmasında dikkate alınır.
  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!

    Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP ) nedir?

    Belirli yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirip emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların yaşlılık aylığı kesilmeden hizmet akdine tabi çalışmaları halinde işverenlerinden, kendi adına ve hesabına tabi çalışmaları halinde kendilerinden alınan primdir.
    Sigortalıların sosyal güvenlik destek primi uygulamasına tabi olup olmadıkları ve uygulamada hangi kanun hükümlerinin ve maddesinin geçerli olacağı ilk defa sigortalı olunan tarihe göre değişiklik göstermektedir.

    SGDP Uygulaması Ne Zaman Başlamıştır?
    (4/a) (SSK) sigortalıları yönünden SGDP uygulamasına 6/5/1986 tarihinden itibaren başlanılmış olup bu tarihten sonra yaşlılık aylığı bağlanan SSK sigortalılarının yeniden çalışmaya başlayıp istekte bulunmaları halinde SGDP ödenmesi imkan sağlanmıştır.
    Bağ-Kur, Emekli Sandığı ya da banka sandıklarına göre emekli olup (4/a) kapsamında çalışmaya başlayanlar da 6/5/1986 tarihinden itibaren SGDP’ye tabi tutulmuşlardır.


    1/10/1999 tarihinden itibaren (4/a) kapsamında yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra serbest avukat veya noter olarak çalışmalarını sürdürenlerin aylıklarından sosyal yardım zammı dahil % 15 oranında SGDP kesilmeye başlanmıştır.


    (4/b) (Bağ-Kur) sigortalılarından emekli olduktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışması olanlar hakkında SGDP uygulamasına ilk defa 8/9/1999 tarihinden itibaren başlanılmıştır. Bağ-Kur sigortalılarının aylıklarından % 10 oranında SGDP kesintisi yapılmıştır.


    SSK, Emekli Sandığı ya da banka sandıklarına göre aylık alıp (4/b) kapsamında çalışmaya başlayanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlardan 2/8/2003, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar ve şirket ortaklarından 28/1/2004 tarihinden itibaren 12 nci gelir basamağının % 10’u oranında SGDP alınmaya başlanmıştır. Bu kişiler SGDP prim tutarını Bağ-Kur’a ödemişlerdir.

    2008 Yılı Ekim Ayı Başından İtibaren Sigortalı İlk Defa Çalışmaya Başlayıp Emekli Olacak Kişilerde SGDP Uygulaması Nasıldır?

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlüğe girdiği Ekim/2008 döneminden sonra sigortalı olup çalışmaya başlayanlardan yaşlılık aylığı bağlananlardan tarımsal faaliyetlerde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç yeniden çalışmaya başlayanların aylıkları çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilmektedir.
    Aylıkları kesilen sigortalılardan kısa vade, uzun vade ve genel sağlık sigortası primi alınarak, bu çalışmaları sona erdikten sonra yeni aylıkları bu hizmetleri de dahil edilerek yeniden hesaplanmaktadır. Diğer bir deyişler bu kişilerden SGDP kesilmemektedir.

    5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sadece 4/1-(b) kapsamında çalışanlar hakkında sosyal güvenlik destek primi uygulaması öngörülmüş olmakla birlikte, 29/1/2016 tarihli ve 6663 sayılı Kanun ile Kanunun 30 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olanlar yönünden sosyal güvenlik destek primi uygulamasına son verilmiştir.

    5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde 6663 sayılı Kanun ile yapılan söz konusu değişikliklerin 6663 sayılı Kanunun yayımı tarihi olan 10/2/2016 tarihini takip eden ödeme dönemi başında yürürlüğe gireceği öngörülmüş ve bu çerçevede, 29/2/2016 tarihinden itibaren sigortalıların aylıklarından yapılan sosyal güvenlik destek primi uygulamasına son verilmiş ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişiler hakkında 1/3/2016 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi uygulanmasına imkan kalmamıştır.

              Dolayısıyla;

    - 2008/Ekim ay başından sonra ilk defa Kanunun 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) bendi kapsamında sigortalı olup, yaşlılık aylığı bağlananlardan Kanunun 4/1-(a) ve 4/1-(c) bendi kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilecektir.

    - İlk defa Kanunun 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) bentleri kapsamında sigortalı olup yaşlılık aylığı alanlardan Kanunun 4/1-(b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlardan;

                - 2008/Ekim ay başı ila 1/3/2016 tarihleri arasında yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilecek, almakta oldukları yaşlılık aylıklarından, 2008/Ekim ay başından 1/3/2016 tarihine kadar sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Aylıklardan kesilecek sosyal güvenlik destek primi oranı 2008/Ekim ay başından itibaren % 12, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak % 15’i geçmeyecek şekilde olup, 2015/Temmuz ödeme döneminden 29/2/2016 tarihine kadar da % 10 olarak uygulanacaktır. Yaşlılık aylığından kesilecek olan sosyal güvenlik destek primi tutarı, 4/1-(b) sigortalılarına ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olmayacaktır. Ayrıca,1/3/2016 tarihinden itibaren söz konusu çalışmaları sigortalı çalışma olarak değerlendirilmeyecek ve aylıklardan sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmayacağı gibi aylıkları da kesilmeyecektir.

              - 2008/Ekim ay başı ila 1/3/2016 tarihleri arasında yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunmakla birlikte 1/3/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarından 1/3/2016 tarihine kadar yukarıda açıklandığı şekilde sosyal güvenlik destek primi kesilecek, 1/3/2016 tarihinden itibaren aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulundukları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilecek ve Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınacaktır.

    2008 Yılı Ekim Ayı Başından Önce Sigortalı Olanlarda SGDP Uygulaması Nasıldır?

    2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olanlar ile malullük veya yaşlılık aylığı bağlananlar ve 2008 yılı Ekim ayında sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilmektedir.

    5510 sayılı Kanunda 6663 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu 4/1-(b) kapsamında çalışanlar hakkında 1/3/2016 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi uygulamasına son verildiğinden, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malullüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler yönünden;

               - 2008/Ekim ay başı ila 1/3/2016 tarihleri arasında 4/1-(b) kapsamında çalışmaya başlayıp yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunan sigortalıların yaşlılık aylıklarından ve malullük aylıklarından, 2008/Ekim ay başından 1/3/2016 tarihine kadar sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Aylıklardan kesilecek sosyal güvenlik destek primi oranı 2008/Ekim ay başından itibaren % 12, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan artırılarak % 15’i geçmeyecek şekilde olup, 2015/Temmuz ödeme döneminden 29/2/2016 tarihine kadar da % 10 olarak uygulanacaktır. Aylıklardan kesilecek olan sosyal güvenlik destek primi tutarı, 4/1-(b) sigortalılarına ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olmayacaktır. Ayrıca, 1/3/2016 tarihinden itibaren söz konusu çalışmaları sigortalı çalışma olarak değerlendirilmeyecek ve aylıklardan sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmayacağı gibi aylıkları da kesilmeyecektir.

               - 2008/Ekim ay başı ila 1/3/2016 tarihleri arasında 4/1-(b) kapsamında çalışmaya başlayıp yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunmakla birlikte 1/3/2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarından 1/3/2016 tarihine kadar yukarıda açıklandığı şekilde sosyal güvenlik destek primi kesilecek, 1/3/2016 tarihinden itibaren aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulundukları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilecek ve Kanuna tabi çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınacaktır.
    2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olan kişilerin Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra aylık bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4 (a) kapsamında hizmet akdi ile çalışanların prime esas kazançları üzerinden, % 32 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışan sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması halinde, bu sigorta kollarından gerekli yardımlar yapılacaktır.
    Harp malulleri ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre;
     aylıkları hesaplanarak ödenen veya asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife malullüğü aylığı almakta iken; Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan Kanuna tabi çalışmaya başlayacaklar için bunların; 4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamında çalışmaları halinde, aylıkları kesilmeyecek ve haklarında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanacaktır. Bunların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri halinde, bu isteklerini Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, haklarında uzun vadeli sigorta kolları da uygulanmaktadır. Bunlardan genel sağlık sigortası primi alınmamaktadır.
    5434 sayılı Kanuna göre vazife malullüğü aylığı almakta iken 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla;
    4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yapacakları yazılı tercihleri doğrultusunda, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primine ait hükümler uygulanmaktadır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primi ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları halinde ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanmaktadır, sosyal güvenlik destek primi kesilmemektedir.


    Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan;


    4/1-(a) ve 4/1-(b) kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılmaktadır. Bu bent kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmamaktadır.

     

    SGDP Primini Kim Öder, SGDP Prim Oranı Nedir?


    2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olan kişilerin Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra aylık bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4 (a) kapsamında hizmet akdi ile çalışanların prime esas kazançları üzerinden kesilen %32 oranındaki sosyal güvenlik destek primini ödemekle işverenler yükümlüdür. Hizmet akdi ile çalışan sigortalıların yaşlılık aylığından destek primi kesilmesi mümkün değildir.


    2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı olan kişilerin Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra aylık bağlanıp bağlanmadığına bakılmaksızın, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra tarımsal faaliyetlerde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç, 4 (b) kapsamında çalışmaya başlayanların sosyal güvenlik destek primleri, almakta oldukları yaşlılık ve malullük aylıklarından 2011 yılından itibaren %15 oranında kesilmektedir. Bununla birlikte, 6645 sayılı Kanun gereği 2015/Temmuz ödeme döneminden 29/02/2016 tarihine kadar sosyal güvenlik destek primi oranı %10 olarak uygulanmakta, 6663 sayılı Kanun gereğince de aylık bağladıktan sona  4(b) kapsamında çalışanların aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesintisi uygulamasına son verilmiştir. 

    Kişiler Aylıklarından SGDP Kesintisi Yapılması İçin Nereye Nasıl Başvurmalıdır?
    Sigortalıların sosyal güvenlik il/merkez müdürlüğüne dilekçe ile başvuru yapmaları gerekmektedir.


    Dilekçe örneği 


    SGDP Kimlerden Kesilmemektedir?
    - Kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bu kapsamdaki çalışmaları nedeniyle emekli olanlarla, hizmet akdine tabi çalışması dolayısıyla, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan ya da devlet memuru olarak emekli olduktan sonra kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanların aylıkları kesilmemekte, bunlar hakkında SGDP hükümleri uygulanmamaktadır.
    - Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden yaşlılık ve emekli aylığı alanlardan SGDP kesilmemektedir. Bunlar hakkında işverenleri tarafından kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası primleri ödenir.
     - Cumhurbaşkanlığına seçilenler, dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar, yasama organı üyeliğine seçilenler, mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar, sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler, vakıf üniversitelerinde görev alanlar, özel kanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Başbakan tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile 2547sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar hakkında SGDP hükümleri uygulanmamaktadır

    3201 Sayılı Kanuna Göre Yurtdışı Hizmet Sürelerini Borçlanarak Aylık Bağlananlardan Türkiye’de Çalışmaya Başlayanlar Hakkında Ne Yapılır?
    Yurtdışı hizmet borçlanması yaparak emekli olanlardan Türkiye’de çalışmaya başlayanların aylıkları 19/6/2012 tarihine kadar kesilmekte, bunlar hakkında SGDP hükümleri uygulanmamakta iken bu tarihten itibaren yurtdışı hizmetleri borçlanarak aylık bağlananların Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde SGDP’ye tabi olmalarına imkan sağlanmıştır.

    SGDP Kapsamında Yapılan Yardım Var Mıdır?


    (4/a) sigortalıları  yönünden SGDP ödenmiş sürelerde sigortalılara iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası yönünden yardım yapılmakta olup, bu süreler malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları yönünden sigortalılık süresi sayılmamakta, primler toptan ödeme olarak iade edilmemekte ve hizmet birleştirilmesinde dikkate alınmamaktadır.


    (4/b) sigortalıları yönünden SGDP ödenmiş süreler sigortalılık süresi sayılmamakta, primler toptan ödeme olarak iade edilmemekte ve hizmet birleştirilmesinde dikkate alınmamaktadır.

    Sosyal Güvenlik Destek Primi Alınması Anayasaya Aykırı Mıdır?
    Kendi adına ve hesabına çalışması bulunanlardan alınan SGDP karşılığında herhangi bir sosyal sigorta yardımı yapılmaması, bu kesintinin herhangi bir nedeninin bulunmadığı, Devletin otoritesine dayanarak vatandaşından karşılıksız olarak aldığı her türlü vergi, resim, harç ve benzerlerinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmaması gerekçe gösterilerek Anayasaya aykırılığı nedeniyle itiraz başvurusu yapılmış, Anayasa Mahkemesi 5/11/2008 tarihli ve 27045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla Anayasanın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle toplum yaşamında eşitlik temeline dayanan adil bir hukuk düzeni kurulması amaçlandığı; SGDP uygulamasıyla, çalışmaya devam ederek kazanç sağlayanlarla sağlamayanlar arasında adil bir dengenin kurulmasının sağlandığı, sosyal güvenlik destek priminin, sosyal güvenlik kurumlarının mali yapılarının güçlendirilmesi ve böylece sosyal sigortacılık faaliyetinin sürdürülebilmesi amacına yönelik olduğu, bu uygulamanın sosyal güvenlik sistemi çerçevesinde değerlendirilmesi yapıldığında, emekli olan bir sigortalının işine devam etmesinin, hem istihdamı menfi yönde etkilediği, hem de sigortalı sayısının artmasını engellediği, dolayısıyla, emekli olan kişilerin işlerini başkalarına devretmek suretiyle genç sigortalıların sisteme dahil olmalarını teşvik etmenin, bu mümkün olmadığı takdirde, alınacak SGDP ile sisteme katkılarının sağlanmasının hedeflendiğinin anlaşıldığı, Anayasanın 60 ıncı maddesinde yer alan “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” şeklindeki anayasal düzenleme çerçevesinde değerlendirildiğinde; herkesin sosyal güvenlik hakkından yararlanabilmesi bakımından sosyal güvenlik kurumlarının mali yapılarının güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğu; bu bağlamda, itiraz konusu kuralın, Anayasanın 60 ıncı maddesinde sözü edilen tedbirler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca, sosyal ve ekonomik haklar alanında Devlete yüklenen görevlerin, Anayasanın 65 inci maddesinde belirtildiği biçimde mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde yerine getirilebileceğinden SGDP uygulamasının  Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.

  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!

    4/1-a kapsamındaki Tarım Sigortalıları

    1. Tarımda hizmet akdiyle çalışanlar:

      Tarımsal faaliyetlerde hizmet akdi ve sürekli çalışanların sigortalılıkları, eskiden olduğu gibi devam ettirilecek ve hizmet akdi statüsünde sayılacaktır.

    2. Tarımda hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar:
      • Tarımsal faaliyetlerde hizmet akdiyle süreksiz çalışanlardan (2925 sayılı Kanun kapsamında); Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla bu kapsamda olanların sigortalılıkları, Kanunun yürürlük tarihinden sonra da devam ettirilecek, ancak bunlar ayrıca % 12,5 genel sağlık sigortası primi ödeyerek, genel sağlık sigortası kapsamına alınacaklardır. Kanunun yürürlük tarihinden (1/10/2008) sonra bu sigortalılık kapsamında tescil kabul edilmeyecektir. Daha açık ifadelerle, sadece mevcutların sigortalılıkları devam ettirilecek, Kanunun yürürlük tarihinden sonra bu kapsamda çalışanlar ancak isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek sigortalı olarak kabul edileceklerdir.
      • 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle tarımda hizmet akdiyle süreksiz çalışanların sigortalı olmalarına tekrar imkan tanınmıştır. 1/3/2011 tarihinden itibaren bu tür faaliyetlerde çalıştıklarını belgelemeleri halinde 2011 yılında her ay için asgari günlük ücretin 18 katı ve her yıl birer puan artırılmak kaydıyla prim ödemeleri ve her ay gün hizmet kazanmaları öngörülmüştür. Bu kapsamda sigortalı olmak isteyenlerin; SGK internet sitesinde örneği yer alan “Tarım İşlerinde Hizmet Akdiyle Süreksiz Çalışanlara Ait İşe Giriş Bildirgesi”ni ikametlerinin bulunduğu muhtarlık ile ikamet ettikleri veya çalıştıkları il ya da ilçede bulunan tarım müdürlüklerine onaylatıp sosyal güvenlik il müdürlükleri/merkezlerine müracaat etmeleri gerekmektedir. Orman köylülerinden bu Kanuna göre sigortalı olmak; isteyenlerin de yine SGK internet sitesinde yer alan “Orman İşlerinde Hizmet Akdiyle Süreksiz Çalışanlara Ait Giriş Bildirgesi” ni ikametlerinin bağlı bulunduğu çevre ve orman il müdürlükleri ya da orman bölge müdürlüklerine veya kalkınma kooperatiflerine onaylatıp bağlı bulunulan sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine müracaat etmeleri gerekmektedir.
      • Tarımda kendi nam hesabına bağımsız çalışanların sigortalılıkları, Kanunun yürürlük tarihinden sonra da devam ettirilecek, Kanunun yürürlük tarihinden sonra ilk defa bu kapsamda çalışanlar da sigortalılık kapsamına alınacaktır. Bu kapsamda çalışanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği yıl için tarımsal faaliyetlerden elde ettikleri yıllık; kazançlarının masraflar düşüldükten sonra aylık ortalamasının Kanunla belirlenen prime esas günlük kazancın 15 katı olanlar sigortalılık kapsamına alınacaklar ve primlerini de prime esas kazancın 15 katı olarak ödeyeceklerdir. Bu şekilde sigortalılık kapsamı ve ödenecek prim miktarı, her sonraki yıl için birer puan artırılmak suretiyle uygulanacak ve prime esas kazancın 30 katına ulaşıncaya kadar artış devam ettirilecek ve 30 katında sabitlenecektir.

    Bu kapsamda sigortalı olmak isteyenlerin bulundukları yerdeki ziraat odası, bulunmadığı yerlerde de tarım il/ilçe müdürlüklerin alacakları belge ise sosyal güvenlik il müdürlüğü veya sosyal güvenlik merkezlerine başvurmaları gerekmektedir.

    6111 sayılı Kanunla tarımda kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlardan 65 yaş ve üzeri olanların talepleri halinde sigortalılık kapsamı dışında tutulmaları öngörülmüştür.

  • Öztrak’tan hükumete ekonomi uyarısı!
    1-Yurtdışı borçlanma nedir?
    Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesidir.

    2-Yurtdışında geçen hangi süreler borçlandırılır?
    Borçlanma kapsamındaki süreler; yurtdışında geçen sigortalılık süreleri, bu süreler arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile ev kadını olarak geçen sürelerdir. “Sigortalılık süresi” deyiminden, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış ya da çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler anlaşılmalıdır. Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir. “İşsizlik süresi” ibaresi, ilgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süreyi ifade eder. İşsizlik sürelerinin tamamının borçlanma kapsamında değerlendirilmesine imkân bulunmadığından sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde olmak kaydıyla bir yıla kadar olan yurtdışında geçen işsizlik süreleri borçlandırılır. İkamet süreleri ve boşta geçen süreler de bu kapsamda değerlendirilir. Yurtdışında “ev kadını olarak geçen süreler”, medeni durumlarına bakılmaksızın kadınların, sigortalılık süreleri haricinde yurtdışında bulundukları süreleri ifade eder. Bu süreler işsizlik süresi veya boşta geçen süreler kapsamında değerlendirilmez, borçlanma talebinde bulunanların yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin diledikleri kadarı borçlandırılır.

    3-Borçlanma kapsamında olmayan süreler hangileridir?
    Yurtdışında 18 yaşın doldurulmasından önce, Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra geçen sigortalılık, işsizlik ve ev kadını olarak geçen süreler borçlanma kapsamında değildir. Ayrıca, ülkemizdeki sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurtdışı süreleri ile ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre kendilerine kısmi aylık bağlanmış olanların yurtdışında geçen sigortalılık süreleri arasında ve bu sürelerin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri ile ev kadını olarak geçen sürelerin de, 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmasına imkan bulunmamaktadır. 

    4-Yurtdışı borçlanma için aranılan şartlar nelerdir?
    Yurtdışı sürelerinin borçlandırılabilmesi için; Türk vatandaşı olmak, borçlanma kapsamındaki yurtdışı sürelerini belgelendirmek ve yazılı istekte bulunmak şarttır. Yurtdışı hizmet borçlanmalarında, “Türk vatandaşı olmak” şartının iki durumda yerine getirilmesi zorunludur. Bunlardan biri, borçlanılması istenilen sürelerde ilgilinin Türk vatandaşı olması, diğeri ise Türk vatandaşlığında geçen süreleri borçlanma talebinde bulunan sigortalı veya hak sahibinin yazılı başvuru tarihi itibari ile Türk vatandaşı olmasıdır. Diğer bir anlatımla, Türk vatandaşlığında geçmeyen yurtdışı sigortalılık, işsizlik veya ev kadını olarak geçen süreler borçlandırılmayacağı gibi, borçlanma başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmadığı tespit edilen sigortalı ve hak sahiplerinin borçlanma talepleri de reddedilir. Türk vatandaşlığı ile birlikte yabancı ülke vatandaşlığı devam edenler de, söz konusu yasa ile getirilen düzenlemeden yararlanabilmektedirler. Ancak kamuoyunda “pembe ya da mavi kart sahibi” olarak bilinen doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup da sonradan vatandaşlıktan çıkma izni almak suretiyle yabancı bir ülke vatandaşlığını kazananlar, başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmadıklarından borçlanma kapsamındaki sürelerde Türk vatandaşı olsalar bile, borçlanma hakkından yararlanamaz. Borçlanmak için ayrıca yurda dönüş şartı aranmadığından yurtdışında iken borçlanma başvurusunda bulunanlar da, borçlanma hakkından 3201 sayılı Kanunun öngördüğü şartlarla yararlanabilirler. 

    5 -Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışanların emekliliği nasıl olur?
    Ülkemizin imzaladığı ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre; akit taraf ülke mevzuatına göre geçen sigorta primi ödenmiş süreler birbirinin devamı sayılmakta ve aylığa (yaşlılık, malullük ve ölüm) hak kazanılıp hak kazanılmadığının tespitinde her iki ülkede geçen çalışmalar aynı zamana rastlamamak şartıyla birleştirilmektedir. Hizmet birleştirilmesi suretiyle aylığa hak kazanıldığında aylık, her iki ülkede geçen çalışmalar birlikte dikkate alınarak hesaplanmakta, Akit taraflar bu şekilde hesaplanan aylığın kendi ülkesinde geçen çalışma gün sayısına tekabül eden kısmını aylık (kısmi aylık) olarak ödemektedir. Sözleşme hükümlerine göre sigortalılar aylık taleplerini ikamet ettiği ülkedeki sosyal güvenlik kurumuna yaparlar. 

    6- Yurtdışı borçlanma talep dilekçesi var mıdır? nasıl temin edilir?
    Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi vardır. Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesi örnekleri yurtiçinde Kurum üniteleri, yurtdışında ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ya da Ataşeliklerinden temin edilebileceği gibi, Sosyal Güvenlik Kurumunun www.sgk.gov.tr Internet adresinde bulunan “Yurtdışı/ Sigortalılık/Form ve Dilekçeler” ve “Yurtdışı/ Emeklilik/Form ve Dilekçeler” bölümünden temin edilebilir. 

    7- Yurt dışında bulunduğum dönemlerin tamamı için borçlanma talebinde bulundum, bir kısmının ödemesini yapmadım. kalan kısım için tekrar borçlanma yapabilir miyim?
    Yurtdışında geçen sürelerden tamamının borçlanılmasında bir zorunluluk yoktur. Başvuru sahipleri, bu sürelerin tamamını borçlanma isteğinde bulunabilecekleri gibi, bir kısmını yada aylık bağlamaya yetecek bölümünü borçlanma talebinde de bulunabilirler. Bu konudaki tercihin, başvuru sırasında yazılı olarak belirtilmesi gerekir. 3201 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilen borç tutarı tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Söz konusu üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktar ile orantılı süre geçerli sayılır, kalan sürenin geçerli sayılması yeni bir borçlanma talebine bağlıdır.

    8- Borçlanma tarihinden sonra yurtdışında geçen süreler varsa bunlarda borçlanılabilir mi?
    Borçlanma başvuru tarihinden sonra yurtdışında geçen süreleri bulunanların, bu süreleri borçlanma hakları bulunmaktadır.

    9- Yurtdışı borçlanma için nereye müracaat edilmeli?
    a) Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi haricindeki ikili ve çok taraflı sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kısmi aylık bağlananlar ile aylık bağlanması için müracaat etmiş olanlar, b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olup, İsviçre’de geçen süreleri borçlanmak isteyenler ile gerek 2147 gerekse 3201 sayılı kanunlara göre merkezde yapılan borçlanmalara ek borçlanma işlemleri, (b) bendi kapsamında olup, İsviçre’de geçen sigortalılık sürelerine ait primleri Türkiye’ye transfer talebinde bulunan veya transfer işlemi gerçekleşenler, Borçlanma işlemleri için merkeze Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yurtdışı Hizmetler Daire Başkanlığına müracaat etmeleri gerekmektedir. a) Türk - Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi uygulanmak suretiyle kısmi aylık bağlananlar ile aylık bağlanması için müracaat etmiş olanlar, b) Son defa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında hizmetleri olanlar, c) Türkiye’de sigortalılığı olmayanlarla bunların hak sahipleri, ç) Ev kadını olarak geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunanlar ile bunların hak sahipleri, borçlanma başvurularını Türkiye’de ikametgahının bulunduğu yerdeki sosyal güvenlik il müdürlüklerine / sosyal güvenlik merkezlerine yapmaları gerekmektedir. 

    10- Yurtdışı sürelerine ait borçlanma miktarının belirlenmesi nasıl yapılır?
    Daha önce borçlanılacak her bir gün için 3,5 dolar üzerinden tahakkuk ettirilen borç tutarı, 08/05/2008 tarihinden sonra yapılan veya yapılacak olan başvurular için geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Buna göre, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın yüzde 32'si, borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilen borç tutarıdır. 3201 sayılı Kanun uygulaması yönüyle 08/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddenin birinci fıkrasında günlük kazancın alt sınırı, İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt asgarî ücretin otuzda biri, üst sınırı ise günlük kazanç alt sınırının 6,5 katı olarak belirlenmiştir. Yurtdışı sürelerinin borç tutarının hesabında kullanılması ile sınırlı olmak üzere buradaki alt sınırı yeniden belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Bu durumda, Kuruma ödenecek olan borçlanma tutarı, başvuru tarihinde geçerli olan günlük prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında kalmak kaydıyla başvuru sahibince seçilen kazancın yüzde 32’sinin borçlanılmak istenen gün sayısı ile çarpımı kadardır. Başvuru tarihi, borçlanma talebine ilişkin dilekçenin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihtir. Ancak, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde, dilekçenin postaya verildiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir. Örnek 1 18/09/2012 tarihinde yurtdışında geçen 20 yıllık sigortalılık süresini günlük prime esas asgari kazanç üzerinden borçlanma talebinde bulunulduğunu varsayalım. Bu durumda ödenmesi gereken borç tutarı: 18/09/2012 tarihi itibari ile prime esas asgari günlük kazanç 31.35.-TL’dir Borçlanma talebinde bulunulan tarih itibari ile geçerli olan günlük prime esas kazancın alt sınırı 31.35 TL, üst sınırı ise bunun 6,5 katı, yani 203.78 TL’dir. Seçilen prime esas kazanç alt ve üst sınırlar arasında bulunduğundan borcun tespitinde öncelikle yüzde 32 oranı uygulanmak sureti ile bir günlük borç miktarı, daha sonra bu miktar 7200 ile çarpılarak 20 yıllık borç miktarı hesaplanacaktır. Buna göre, bir günlük borçlanma miktarınız 31.35 x %32 = 10.032.- TL, 20 yıllık (7200 gün) borçlanma karşılığı ödenecek miktar ise 10,032 x 7200 gün = 72230,40-TL’dir. Örnek 2 20/08/2012 tarihinde yurtdışında geçen 20 yıllık sigortalılık süresini günlük prime esas kazancın üst sınırı üzerinden borçlanma talebinde bulunulduğunu varsayalım. Bu durumda ödenmesi gereken borç tutarı: Borçlanma talebinde bulunulan tarih itibari ile geçerli olan günlük prime esas kazancın üst sınırı (azami) 203.78 TL’dir. Borcun tespitinde öncelikle yüzde 32 oranı uygulanmak sureti ile bir günlük borç miktarı, daha sonra bu miktar 7200 ile çarpılarak 20 yıllık borç miktarı hesaplanacaktır. Buna göre, bir günlük borçlanma miktarı 203.78 x %32 = 65.2096.- TL, 20 yıllık borçlanma karşılığı ödenecek miktar ise 65.2096 x 7200 = 469509,12.-TL’dir.

    11-Borçlanma miktarının ödenmesinde süre var mıdır?
    3201 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilen borç tutarı tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Üç ay süre içerisinde ödeme yapmayanların borçlanma işlemleri iptal edilir. 12- Yurtdışı borçlanması yaptım, 3 ay içinde borcumu ödeyemedim, tekrar borçlanma yapabilir miyim? Üç aylık süre içinde ödeme yapmayanların borçlanma başvuruları geçersiz sayılacaktır. Belgelendirilen yurtdışı hizmet sürelerinin yeniden borçlandırılarak değerlendirilmesi, bu konudaki yeni başvuruya bağlıdır. 13-Yurtdışı borçlanması yaptım, tekrar iadesini isteyebilir miyim? Tahakkuk ettirilen borcun tamamını veya bir kısmını ödeyenlerden borçlanmalarının iptal edilmesi için başvuruda bulunanların ödedikleri borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın Türk Lirası olarak iade edilir. Borçlandıkları hizmetleri ile malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalılar ile ölüm aylığı bağlanamayan hak sahiplerine başvuruları halinde ödenen borçlanma tutarının tamamı faiz uygulanmaksızın Türk Lirası olarak iade edilir. Ancak, borçlandıkları hizmetler dikkate alınarak aylık almakta olanlar borçlanma talebinden vazgeçemezler ve bunların ödedikleri borçlanma tutarı iade edilmez. 

    14-Borçlandırılan süreler, Türkiye’deki hangi sigortalılık statüsüne göre nasıl değerlendirilir?
    Yurtdışı borçlanmasına dair süreler, ilgilinin Türkiye’de sigortalılığı varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılığı yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına tabi sigortalılığı bulunanların borçlanılan süreye ait gün sayısı, prim ödeme gün sayıları veya hizmetlerine eklenir. 15- Borçlandırılan sürelere göre aylık bağlanması için aranan şartlar nelerdir? Borçlanılan sürelere göre malullük, yaşlılık veya emekli aylığı bağlanabilmesi için; - Yurda kesin dönülmüş olması, - Tahakkuk ettirilen borçtan aylık bağlanmasına yetecek en az süre/gün karşılığı kadar ödeme yapılması, - Mülga sosyal güvenlik kanunları/kanunlarının yürürlükteki veya 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylığa hak kazanılmış olması, - Kuruma yazılı başvuruda bulunulması, şarttır. “Kesin dönüş” ibaresi, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade etmekte olup, mutlak ifadesi ile yurda giriş yaptıktan sonra bir daha yurtdışına çıkmama durumunda kullanılmamaktadır. Yukarıda belirtilen şartları yerine getirenlerin aylıkları, yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından başlar. “Kesin dönüş” tanımında geçen; - “Sosyal sigorta ödeneği” deyimi, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerini, - “Sosyal yardım ödeneği” ibaresi, bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen ikamet şartına bağlı nakdi yardımları, ifade etmektedir. Aylığa hak kazanılmasına engel teşkil eden her iki ödeneğin ortak özelliği, ikamete dayalı olmasıdır. Diğer bir anlatımla, ilgilinin ikametini Türkiye’ye nakletmesi ile kesilen ödenekler, 3201 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, ikamet şartına bağlı olmayan bu nitelikteki sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlara diğer şartlarla aylık bağlanabilmektedir. 16-Bağlanan aylıkların başlama tarihi nedir? 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan hizmetlere göre bağlanacak yaşlılık aylığın başlangıç tarihi dilekçe tarihini takip eden aybaşıdır. Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kısmi aylık almakta iken yurtdışı hizmet borçlanması yapanların kısmi aylıkları; - Borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden önce ise kesin dönüş tarihini, - Borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden sonra ise borcun ödendiği tarihi, takip eden aybaşından itibaren, tam aylığa yükseltilir.

    17-Yurtdışı borçlanma yoluyla bağlanan aylıkların kesildiği haller nelerdir?
    Yurtdışında sigortalılık veya ev kadını olarak geçen sürelerini borçlanarak malullük, yaşlılık ve emekli aylığı aylığa/ hak kazananların, bu aylıkları; - Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın herhangi bir ülkede çalışmaya, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başladıkları, - 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine tabi tutulmasına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına göre sigortalı olarak çalışmaya başladıkları, tarihten itibaren kesilir

    18-Yurtdışı borçlanma yaparak aylık bağlandıktan sonra yurtdışına çıkışın kuruma bildirimi gerekli midir?
    Borçlandıkları süreler dikkate alınarak malullük, yaşlılık ve emekli aylığı bağlananlardan altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulunmuş olanlar, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını gösterir belgeleri, “3201 sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi” ile birlikte söz konusu altı aylık sürenin dolduğu tarihten sonra üç ay içinde Kuruma vermek zorundadırlar. Altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulundukları halde, yukarıda belirtilen belgeleri, yine yukarıda belirtilen süre içinde Kuruma vermediği tespit edilenlerin aylıkları, bildirim yapılmaksızın söz konusu belgelerin intikaline kadar durdurulur. Bu şekilde aylıkları durdurulanların Kuruma ibraz edecekleri belgelerden ya da Kurumca yapılacak olan araştırma sonucunda, yurtdışında; - Çalışmadıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almadıkları tespit edilenlerin aylıkları, durdurulduğu tarihten geçerli olmak üzere ödenir. - Çalıştıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği aldıkları tespit edilenlerin aylıkları çalışmaya başladıkları tarihten geçerli olmak üzere kesilir, yersiz yapıldığı tespit edilen ödemeler, 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi hükümlerine göre geri alınır. 

    19-3201 sayılı kanuna göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi nedir?
    Bu belge, 3201 sayılı Kanuna göre borçlandıkları yurtdışı süreleri dikkate alınarak malullük, yaşlılık ve emekli aylığı bağlananlardan altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulunan ya da bulunmuş olanların, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarının tespiti amacıyla kullanılır. Bu belgenin, söz konusu altı aylık sürenin dolduğu tarihten sonraki üç aylık süre içinde Kurumun tarafınıza aylık bağlayan ünitesine verilmesi zorunludur. Altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulundukları halde, bu belgeyi belirtilen süre içinde Kuruma vermediği Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak kayıtlardan tespit edilenlerin aylıkları, bildirim yapılmaksızın söz konusu belgelerin intikaline kadar ödenmez.

    20- Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde çalışanların emekliliği nasıl olur?
    Yurtdışında hizmet borçlanmasına dair sürelerin 5510 sayılı Kanun kapsamında hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde söz konusu süreler, başvuru sahiplerinin Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. 3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar aylık taleplerini borçlanma yaptıkları sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine, borçlanma yaptıktan sonra sigortalı olarak çalışanlar ise son defa çalıştığı sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine yapmaları gerekmektedir. 3201 sayılı Kanuna göre borçlanılan hizmetler ve varsa Türkiye’de geçen çalışmalar birlikte dikkate alındığında sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanıldığında dilekçe tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.

    21-Zorunlu göçe tabi tutulanlar yurtdışı borçlanma yapabilirler mi?
    08/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun 79 uncu maddesi ile 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 6 ncı maddesine göre, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerden zorunlu göçe tabi tutulduktan sonra Türk vatandaşı olup Türkiye’de ikamet edenlere geldikleri ülkedeki hizmetlerini borçlanma imkanı getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile getirilen borçlanma hakkından yararlanabilmek için, ilgilinin; - 01/01/1989 ile 08/05/2008 tarihleri arasında geldikleri ülke tarafından zorunlu göçe tabi tutulması, - Zorunlu göçten sonra Türk vatandaşı olup, Türkiye’de ikamet ediyor olması, - 2022 sayılı Kanun dahil olmak üzere ülkemizdeki sosyal güvenlik kuruluşlarından gelir ve aylık almaması, - Geldikleri ülkedeki hizmet sürelerinin belgelendirilmesi, - Borçlanma için yazılı istekte bulunması, şarttır. Söz konusu hizmetlerini borçlanmak isteyenlerin, “Bulgaristan Hizmetlerini Borçlanma Talep Dilekçesi”, çalıştıkları süreleri gösteren hizmet belgesi ile sosyal güvenlik il/merkez müdürlüğüne, son defa devlet memuru statüsünde çalışmaları bulunanların ise Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yurtdışı Hizmetler Daire Başkanlığı Mithatpaşa caddesi No:7 Sıhhiye - ANKARA başvurmaları gerekmektedir. Borçlanılan süreler ilgililerin Türkiye’de geçen hizmetleri ile birleştirilerek tabi oldukları sigortalılık statüsüne göre yaşlılık aylığı bağlanması sırasında değerlendirilir. Malullük ve ölüm aylıkları bağlanırken bu şekilde borçlandırılan sürelerin dikkate alınmasına imkan bulunmamaktadır. Ülkemize gelen soydaşlarımızın iskana tabi tutulması ile ilgili yasalarda sadece Bulgaristan’dan gelen soydaşlarımız için “zorunlu göç” ifadesi kullanıldığından, söz konusu borçlanma hakkından, 01/01/1989 ile 08/05/2008 tarihleri arasında zorunlu göç nedeniyle Bulgaristan’dan ülkemize gelip ilgili İskan Kanununa göre ülkemize yerleştikten sonra Türk vatandaşlığına alınan soydaşlarımız (nüfus kayıtlarında “… tarih ve… Sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve 2510 (veya 5543) sayılı İskan Kanununa istinaden Türk vatandaşlığına alınmıştır.” ibaresi bulunanlar) yararlanabilmektedir. 

    22-Yurtdışı borçlanmasında ibrazı gerekli belgelere nerden ulaşabilirim?
    Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesi örnekleri yurtiçinde Kurum üniteleri, yurtdışında ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müşavirliği ya da Ataşeliklerinden temin edilebileceği gibi, Sosyal Güvenlik Kurumunun www.sgk.gov.tr Internet adresinde bulunan “Yurtdışı/ Sigortalılık/Form ve Dilekçeler” ve “Yurtdışı/ Emeklilik/Form ve Dilekçeler” bölümünden indirilebilir.

    23-Borçlandırılsan süreler Türkiye’deki sigortalılık süresinin başlangıcına etkisi var mıdır? -
    Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. - Türkiye’de sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayanların sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçların tamamen ödendiği tarihten, sigortalı ölmüş ise ölüm tarihinden, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülmek suretiyle tespit edilir. - Birden fazla yurtdışı hizmet borçlanması yapılması durumunda da sigortalılık süresi başlangıcı, borcun en son ödendiği tarihten, borçlanılan toplam gün sayısı kadar geriye götürülerek belirlenir. - Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.

Sitemizi Nas

FOTO GALERİ

TÜMÜ